TCMB’nin yarın düzenlenecek para politikasına dair merak edilen 5 soru

TCMB’nin yarın düzenlenecek para politikasına dair merak edilen 5 soru

TCMB’nin yarın düzenlenecek para politikasına dair merak edilen 5 soru

Marc Jones / Jonathan Spicer

ANKARA, 17 Mart (Reuters) – Merkez Bankası (TCMB), yeni başkan Naci Ağbal’ın göreve gelmesinin ardından zor kazandığı itibarını korumak için yarın büyük bir testle karşı karşıya. TCMB, sıkı para politikasına yönelik söylemlerini eyleme döküp analistlerin neredeyse tamamının beklentilerini karşılayarak faiz oranlarını artıracak mı yoksa sabit mi tutacak?

Türkiye’nin uyguladığı politika faizi %17 ile dünyanın büyük ekonomileri arasında en yüksek oranda ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ise salgından toparlanmaya çalışan ekonomi için bir an önce faiz indirimi istediği de sır değil.

Ancak, dünya genelinde tahvil piyasalarında yaşanan satışlar TL’nin bu ay değer kaybetmesine neden oldu ve enflasyon beklenenden daha fazla yükselerek %16’ya yaklaştı. Bunun ardından ise TCMB’nin faiz oranlarını 100 baz puan artırarak %18’e çıkarması için baskı da hızla arttı.

TCMB’nin yarın düzenlenecek para politikasına dair merak edilen beş soru:

Yıllık enflasyon 2019 yılı ortasındaki seviyelere çıkarken dört yıldır da enflasyon neredeyse hep çift hanede. TL kazançlar ardından geçen ay %10 değer kaybederek ithalata bağımlı olan Türkiye ekonomisinde enflasyon üzerindeki baskılarını daha da arttırdı.

Reuters anketine katılan ekonomistlerin neredeyse hepsi politika faizini %18’e çıkarılmasını bekliyor. Tahvil getirilerindeki yükseliş tüm gelişmekte olan piyasalarda baskı yaratırken, Erdoğan’ın Kasım’da atadığı Ağbal’ın hata payı çok az. Currency Management Makro Strateji Başkanı John Floyd, “En önemlisi piyasa beklentilerini karşılamak ya da aşmak. Ne kadar olumlu adım atarlarsa kendilerini o kadar koruyabilirler” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Ağbal’ı atadığında enflasyonu düşürmek için “acı reçete” uygulanması gerekebileceğini kabul etmişti ve geçen hafta da aynı amaçlara vurgu yapıldı.

Ancak, yüksek faiz oranlarının enflasyonu artırdığı şeklinde alışılmışın dışında bir görüş benimseyen Erdoğan son iki TCMB başkanını aniden kovmuş ve bu da son yıllarda para politikasının bağımsızlığına dair soru işaretleri yaratmıştı.

Ağbal, yarın para politikasında sıkılaşmaya gitse bile yakında daha fazla adım atmak zorunda bile kalabilir. Çünkü artan enerji maliyetlerinin enflasyonu birkaç ay daha yükseltmeye devam etmesi bekleniyor ve bazı piyasa ölçümlerine göre faiz oranları yılın sonuna doğru düşüşe geçmeden önce %18’in bile üzerine çıkabilir.

Aberdeen Standard Life şirketinde fon yöneticisi olan Kieran Curtis “Yatırımcılar para politikasına siyasi müdahale yapılmayacağına dair güvence istiyorlar” dedi ve “faiz artırımına gidilmesi Erdoğan’dan geçen hafta duyduğumuzu düşündüğümüz enflasyona karşı mücadelenin öncelik olduğu mesajının altını çizecek” diye ekledi.

TCMB’nin hızla tükenen döviz rezervleri geçen iki yıl boyunca yabancı yatırımcının Türkiye piyasasından belirgin şekilde çıkmasına neden oldu. Yalnızca geçen yıl tampon niteliğindeki döviz rezervlerinde sadece geçen yıl net bazda 3/4 oranında düşüş yaşanması Türkiye’yi finansal krizler karşısında daha kırılgan bir konumda bırakıyor.

TL’yi desteklemek için TCMB’nin kamu bankaları aracılığıyla 2019’dan beri yaklaşık 130 milyar dolar rezerv kaybetmiş olması net rezervlerdeki düşüşü pekiştiren bir etken.

Ağbal rezervleri yeniden artırma sözü verirken, Ağbal’ın para politikasına dair daha geleneksel tutumu yabancı fonların ülkeden çıkışını durdurarak yeniden ülkeye girmesini de sağladı.

TL’nin yıllardır devam eden değer kaybı özellikle enflasyonun yaşam maliyetlerini artırmasıyla lokallerin dolara, euroya ya da altına yönelmesine neden oldu.

Bir yıl önceki negatif reel faiz oranları yerli yatırımcının güvensizliğini artırırken para politikasında sıkılaşmaya gidilmesi reel faiz oranlarının artıya geçmesini sağladı.

Yurtiçi yerleşiklerin kıymetli maden dahil yabancı para mevduat ve fonları 236 milyar dolara çıkarak geçen ay rekor seviyeyi görmesinin ardından bu ay hafif geriledi.

Tera Yatırım’da ekonomist Enver Erkan, TL’ya geri dönüşün yalnızca enflasyon düşerse ya da TL mevduatlarındaki reel getiri sürdürülebilir bir şekilde yükselirse yaşanacağını belirtti.

Erkan, “Yerli yatırımcı, TL’nin değer kazanacağına inanacak bir konuma gelmeli. Bu zaman alacaktır” dedi.

Analistler politika faizinde yapılacak 100 puanlık bir artışın piyasalarda son zamanlarda yaşanan oynaklığı azaltacağını ve Ağbal’ın faiz oranını Kasım ve Aralık’ta %10,25’ten %17’ye çıkararak kazandığı itibarını güçlendireceğini söylüyorlar.

Eğer TCMB beklentilerin aksine faiz oranını sabit tutarsa, analistlere göre Ağbal piyasanın gerisinde kalma riskiyle karşılaşabilir ve ekonomik toparlanma yolundaki küresel piyasaların merhametine kalabilir.

Floyd, “Aşılamaya dair daha fazla aksaklığın yaşanması beklenirken ve turizm sezonu yaklaşırken, Türkiye’nin kendini gösterebilmek için bir fırsatı var” dedi.

Enflasyon hala TCMB’nin beklenti aralığında. Ancak eğer TL yeniden değer kaybederse, merkez bankasının ve piyasanın enflasyon beklentileri büyük olasılıkla daha da yükselecek.

Erkan, “Enflasyon risklerinin artabileceği bir döneme giriyoruz… TL’de değer kaybı ve oynaklık ihtimali ek enflasyon riskleri yaratabilir ” ifadelerini kullandı.

Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir