Acı verici bir çeyrekten diğerine: 2020’ye bir bakış

Acı verici bir çeyrekten diğerine: 2020’ye bir bakış

Acı verici bir çeyrekten diğerine: 2020’ye bir bakış

Investing.com – 2020 bitiyor ve çoğu kişi bunu geride bırakmak için sabırsızlanıyor.

2021’e giderken sarsıntılı yıla tekrar bakalım:

2019 yılında %30 artış yaşadıktan sonra yeni yıl için iyimser başladı. Ocak ortasıyla beraber hisse senetleri çoktan güçlü artışlar yaşamıştı. O zaman ölümcül bir virüs, Çin’de karantinaya zorladı ve hisse senetleri sönmeye başladı.

Ocak sonu itibarıyla majör endeksler, yatırımcıların koronavirüsün küresel ekonomiye ne kadar çok zarar verebileceğini öngörmeye çalışması ile volatil ticarette kırmızıya döndü.

ABD’de ilk vaka 20 Ocak’ta kaydedildi – Çin’den Washington Eyaletine gelen bir yolcuda. 31 Ocak itibarıyla ABD Sağlık ve Beşeri Hizmetler Bakanlığı, kamu sağlığı acil durum ilan etti. Piyasa 17 Ocak’taki tüm zamanların yüksek seviyesinden %3 düştü.

Koronavirüsün sadece Çin’in sorunu olmadığının açığa kavuşması ile işler raydan çıkmaya başladı.

Ocak gibi bu ay da piyasalarda artış ile başladı ve ay ortasında yeni yükseklere ulaşıldı. Ancak koronavirüs manşetlerden çıkamadı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), dünya genelinde vakalar artarken 11 Şubat’ta virüsü resmi olarak Covid-19 diye adlandırdı. Şirketler, yaptıkları satış ve kâr tahminlerini kullanışsız hale getiren bozulmalar ile ilgili uyarıda bulundu. Analistler yavaşlayan büyüme konusunda uyarı zili çaldı ve yılların en zayıf ekonomisini gösteren trendlere işaret etti.

Virüsün kontrol altına alınamayacağı konusunda piyasalarda gittikçe büyüyen bir korku hakimdi. Şubat sonu ile beraber Dow, ay bazında %10 geriledi.

Koronavirüs çöküşü 20 Şubat’ta yoldaydı ve 7 Nisan’a kadar sürdü, yolda pek çok çukur açtı.

Ay başında Fed ve diğer merkez bankaları faizleri düşürdü. Ancak hisse senetleri serbest düşüşteydi. On yıllık benzeri görülmemiş bir büyümeyle başlayan ve 2020 durgunluğunun başlangıcına işaret eden, 1929’dan beri görülmüş en kötü düşüş yaşandı.

Bu olaylar, pandeminin yayılması korkusuyla ABD’de işlerin ve okulların kapanmaya başladığı zamanda yaşandı. Kısmen talepteki düşüşten ancak Rusya ve Suudi Arabistan arasında üretime dair yapılan güç mücadelesinden dolayı petrol de serbest düşüşe geçti.

%23 düşüşle çeyreği bitirirken teknoloji ağırlıklı %14 kaybetti. Daha küçük şirketleri temsil eden yaklaşık %31 düşüş yaşadı.

İkinci çeyrek kesin bir düşüşle başladı. Covid kaynaklı karantinaların ağırlığı altında piyasalar çöktü ve 2 Nisan’da rekor bir sayı ile 6,65 milyon Amerikalı işsizlik başvurusu yaptı. 28 Mart ile biten haftada kaydedilen işsizlik başvuruları, önceki hafta görülen 3,31 milyonluk rekoru ikiye katladı. Ancak rekorlarla dolu bir ay, daha yeni uyanıyordu.

negatif bölgeye girerek nihayetinde -37,63 dolarla dibi gördüğü 20 Nisan’da petrol dikkat çekti. Daha önce hiç görülmemiş bu rakamın nedeni: fiilen talep olmadığından o kadar çok petrol birikti ki Amerikan enerji şirketleri bunları depolayacak yer bulamadı.

Tüm bunlara rağmen Nisan ayı, hisse senetleri için otuz yılın en iyi ayı olarak bitti. Yatırımcıların, koronavirüsle gelen ekonomik felaketin uzun sürmeyeceği spekülasyonları ile S&P 500 endeksi %13 yükseldi.

Nisan ayı istihdam katliamı resminin tamamı, Mayıs ayının ilk Cuma günü ilgi odağına yerleşti: 20,5 milyon iş kaybı yaşandı. Bu, Amerikan tarihinde görülmüş en kötü gerilemeydi ve işsizlik oranını üçe katlayarak %14,7’ye çıkardı – Büyük Bunalım’dan beri görülmemiş bir oran.

Ancak hisse senetleri, yatırımcıların aşıdan kaynaklı ilk ralliyi tatması ile Mart diplerinden tırmanmaya devam etti. (NASDAQ:), aşısının, koronavirüse karşı bağışık tepki gösterebileceğine dair işaretler sergilediğini söyledikten sonra S&P 500 18 Mayıs’ta %3,15 yükseldi – ayın en büyük günlük artışıydı. Sonuçlar küçük bir örneklemden geliyor olsa da aşı için ilk umut ışığıydı bu.

Genel olarak hisse senetleri, ekonominin yaşam belirtileri göstermeye başlaması ve bazı karantinaların bitmesi ile Mayıs ayında %4,5 kazandı.

Mayıs sonunda George Floyd, Minneapolis’te beyaz bir polis tarafından öldürüldü.

Haziran ayı, Wall Street’in dikkatinin finans piyasalarından bir nebze uzaklaşması ile başladı. George Floyd’un ölümü sonrasındaki protestolar, zaten karantinalar ile darbe almış ABD’nin büyük şehirlerini kasıp kavurdu. Ve piyasa hareketlendirici bir olay olmasa da 5 Haziran, Joe Biden’ın Demokratların başkan adayı olması ile birlikte yılın geri kalanında önemli bir olay olarak görüldü.

Bu dikkat dağıtıcı gelişmelere rağmen piyasalar hızlı ve öfkeli toparlanışını sürdürdü ve Tesla’nın (NASDAQ:) ilk kez 1.000 doları geçtiği 10 Haziran günü, yılın en büyük mihenk taşına ulaşıldı. Bir gün sonra toparlanma rallisi duvara çarptı. 11 Haziran’da S&P 500 neredeyse %6 kaybetti ve Dow, yaklaşık %7 düşüş gösterdi. Kayıpların bir kısmı kâr realizasyonuna atfedildiyse de bir Covid-19 enfeksiyon dalgası Güney’i ele geçiriyor ve yeniden açılışları yavaşlatma riskine yol açıyordu. Bu tıkanmaya rağmen hisse senetleri, genel olarak ayı yüksek kapatacak kadar toparlanmıştı.

Haziran biteyazarken altın da manşetlerdeki yerini aldı ve 2011’den bu yana ilk kez ve dört yılın en iyi çeyreğini yaşayarak 1.800 dolar üzerinde seyretti. Şimdiye dek hiç olmadığı kadar artan Covid-19 vakalarından kaynaklı ekonomik bozulmaya karşı yatırımcılar sigortaya ihtiyaç duyuyor gibiydi.

Covid-19 pandemisi yayılmaya devam etti ve Brezilya ve ABD’nin ardından Hindistan, 1 milyon vakayı aşan üçüncü ülke oldu.

Fed, Eylül ayında sona ermesi planlanan teşvik programlarını yılsonuna kadar uzatırken Euro bölgesi hükümetleri, 750 milyar Euro değerinde ortak bir toparlanma fonu oluşturdu.

Başta büyük ölçekli teknoloji hisseleri olmak üzere daha yüksek ABD hisseleri ile küresel piyasalar yükseldi. Ayın son günü Apple (NASDAQ:), etkileyici bir çeyreklik rapor sonrasında piyasa değerini 95 milyardan fazla artırdı.

ABD doları ise ters yöne gidiyordu. Temmuz ayı Amerikan doları için yaklaşık on yılın en zayıf ayı oldu. 2018’den beri gördüğü en düşük seviyeye geriledi.

Dolarla fiyatlanan kıymetli metaller, sonuç olarak fayda gördü. 2012’den bu yana gördüğü en iyi aylık performansı sergilerken 40 yılın en iyi ayını yaşadı.

Diğer yandan ABD ve Çin arasındaki ilişkiler daha da gerildi. Beyaz Saray, milli güvenlik risklerini gerekçe göstererek Çinli yazılım şirketlerini hedef aldı. ABD’nin, Houston eyaletindeki Çin Konsolosluğunu kapatacağını söylemesinden sadece birkaç hafta sonra Çin, Chengdu’daki ABD Konsolosluğunu resmi olarak kapattı.

Wyoming, Jackson Hole’deki yıllık merkez bankacıları toplantısı sanal olarak gerçekleşti ve Fed Başkanı Jerome Powell, merkez bankasının para politikası yaklaşımında büyük bir değişim olduğunu ilan etti. Fed artık ortalama enflasyonu %2 olarak hedefleyerek bu seviyenin bir nebze üzerine yükselmesine imkan sağlayacağını duyurdu.

Bu, ABD ekonomisinin toparlanma sinyalleri göstermesine rağmen merkez bankasının uzunca bir süre daha faizleri çok düşük seviyede tutacağı fikrini ortaya çıkardı. İşsizlik başvurusu yapan kişi sayısı, pandeminin başladığı Mart ayından beri ilk kez 1 milyonun altına düştü.

Ağustos ayında ABD hisseleri yine yükseldi, S&P 500 endeksi yeni bir zirveye ulaştı. Hükümet tahvil verimleri arttı, ABD doları düşmeye devam etti ve Amerikan dolarının zayıflığı, kıymetli metaller için güçlü bir kuyruk rüzgarı yarattı.

Öte yandan Japonya Başbakanı Shinzo Abe, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek istifa ettiğini duyurdu ve onun yerine Yoshihide Suga geçti. Beyrut’taki büyük bir patlama, 200’den fazla insanın ölümüne yol açtı ve 300.000’den fazla kişi evsiz kaldı. Rusya, dünyanın ilk Covid-19 aşısını geliştirdiğini duyurdu ve Batı şüpheciliğiyle karşılaştı.

Eylül ayında hissiyatta bir değişim oldu ve önceden hakim olan teknoloji sektöründeki düşüş ile hisse senetlerinin büyük satışlar gördü.

Dow bu ayda %2 üzerinde kaybetti, S&P 500 yaklaşık %4 geriledi ancak Nasdaq, Eylül ayında %5’ten fazla kayıpla satışın yükünü omuzladı.

Pandeminin ilk günlerinden beri yatırımcıların nakdini çekmiş olan büyük teknoloji isimleri büyük zarar gördü. Apple, Google’ın ana şirketi Alphabet (NASDAQ:) gibi %10 üzerinde kayıp yaşarken Tesla %14, Netflix (NASDAQ:) 6% ve Facebook (NASDAQ:) en az %10 geriledi.

Aşırı değerlemelerle ilgili endişelerin dışında yüksek Covid-19 enfeksiyonlarına ve yeni karantinalara dair artan kaygılar kadar başta Avrupa olmak üzere Kasım ayındaki başkanlık seçimi öncesinde artan siyasi endişeler de sürece katkı yapan faktörlerdi.

ABD Başkanı Donald Trump ve Demokratların başkan adayı Joe Biden, Cleveland, Ohio’da ilk tartışmalarını gerçekleşti ve kızgın siyasi iklimin bir göstergesi olarak bağırış ve söz kesmeler ile geçti.

Eylül ayında 87 yaşındaki Ruth Bader Ginsburg hayatını kaybetti. Liberal solun bir ikonu olan Ginsburg, feminist görüşleri ve kadın hakları için mücadelesi ile biliniyordu. Onun ölümü, yerine gelecek kişi açısından bir siyasi boşluk daha yarattı.

Çeyrek dönem daha çok soru ve cevapla başladı. ABD seçimi ve beklenen ikinci Covid-19 dalgasının etkisi, çekişmenin ana iskeleti oldu.

Belirsizlik, Ekim ayında geçici de olsa ABD ve Avrupa’nın majör hisse senedi piyasaları üzerinde iz bıraktı ancak Asya piyasaları, Çin’deki güçlü toparlanma sayesinde eğilimi tersine çevirdi.

Ancak tüm riskler eşit değildir. Mart ayındaki düşük seviyelerinden bu yana yaklaşık %70 artış göstermiş olan , Ekim ayını üç yılın yüksek seviyeleri yakınında bitirerek 20.000 dolar ve üzeri için yeni bir iyimserlik yarattı.

Tarih Kasım 2020’ye baktığında pandemide ve Trump döneminde sonun başlangıcı olduğunu yazabilir.

9 Kasım’da başlamak üzere art arda üç Pazartesi günü (NYSE:), Moderna ve AstraZeneca (NASDAQ:), kendi aşılarının beklenenden daha iyi olan sonuçlarını paylaştı.

Bununla birlikte yatırımcılar, Avrupa’nın çoğunu ve ABD’nin büyük bölümünü karantinaya sokan ikinci Covid-19 dalgasının verdiği kısa vadeli ekonomik zarara karşı aşı vaadini tartmak durumundaydı.

Yine de yatırımcının risk iştahında tereddüt olmadı – arttı. Bir gözü aşı dağıtımında olan yatırımcılar havayolu şirketleri, gemi seyahatleri, otel işletmecileri gibi hisseleri değerlemeye dönerek piyasaların on yıllar içindeki en iyi ayı görmesine yardımcı oldu.

Dow Kasım ayında %11,8 artarak Ocak 1987’den beri görülen en iyi ayı yaşadı. Russel 3.000 %12 artışla şimdiye kadarki en iyi kapanışını yaptı.

Çeyrek dönemin son ayında tarih yazıldı. Pfizer-BioNtech aşısı onaylandı ve önce İngiltere’de sonra ABD’de dağıtıma başlandı. İktidarın sorunsuz devredilmesine ilişkin belirsizlik, Trump’ın seçim sonucunu tersine çevirme girişimlerinin başarısız olması ile geride kaldı.

Şu ana kadar piyasalar aşının yarattığı iyimserlikle yüksek işlem görüyordu. Yine de pandemi günden güne kötüleşirken yavaşlayan toparlanma riskine dair birtakım endişeler kaldı.

Milletvekilleri harekete geçirildi. Teşvik anlaşmasına ilişkin herhangi bir ilerleme işareti, üç majör ortalamayı – Dow, Nasdaq ve S&P 500 – yeni rekor seviyelere gönderen bir satın alma dalgası baskısı ile karşılandı.

Öte yandan geri çekilmelerle Tesla gibi favorilere doluşuldu.

Tesla, art arda dört büyüme çeyreğinin ardından S&P 500 endeksindeki yerini alıp 2020’nin son çeyreğini %700 artışla kapatarak yılın en iyi hisse senedi hikayelerinden biri olduğunu gösterdi.

Bitcoin de 27.000 dolar üzerinde rekor kırmakla kalmayıp kurumsal yatırımcıların portföylerinde nihayet kendine yer açarak yılın en gözde yatırımları listesine girdi.

Yılın son çeyreğinin perdesi inerken dolar boğaları için şenlikli bir ortam yoktu. Eylül ve Ekim aylarında ayılara karşı savaş verdikten sonra teşvik kuyularının dolması ile Amerikan doları iki yılın düşük seviyelerine yol aldı.

Ufukta yeni bir yıl görünürken yatırımcılar tatlı sert ilerlemeye devam edecek. Senato hazır. Pandemi hızla yol alırken önümüzde karanlık kış ayları var. Ancak yatırımcılar, muhtemelen son zamanlarda kendilerine en iyi hizmet eden şeyi yapacak: aşının yarattığı iyimserlik dürbününden bakacak ve “en kötüsünü satın alacak”.

1 Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir